TAKLİT MARKA - MARKA HAKKINA TECAVÜZ

Güncelleme tarihi: 14 Nis

Marka, bir işletmenin mal ve/ya hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve/ya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan her türlü işarete denir. Ticari hayatta, bazı kişilerce, marka hakkına tecavüz etmek suretiyle haksız kazanç elde edildiğine çok sık rastlamaktayız. 2017 tarihli Sınai Mülkiyet Kanunu ile marka hakkına ilişkin esaslar ve haksız fiillere uygulanacak cezai müeyyideler belirlenmiştir.


Kanun uyarınca, marka hakkının tescil edilmesiyle 10 yıl süreyle koruma sağlanır. Tescil ile doğan hakları münhasıran elinde bulunduran marka sahibi, aşağıda belirtilen fiillerin İZNİ DIŞINDA GERÇEKLEŞTİRİLMESİ DURUMUNDA söz konusu fiillerin önlenmesini talep etme hakkına sahiptir:


a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.


b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.


c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.


d) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.


e) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.


f) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.


Ticari hayatta işaretin, mal veya ambalaj üzerine konulduğu, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanıldığı, ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanıldığı, hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanıldığı durumlar da kanun uyarınca yasaklanabilir.


Yukarıda, marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilebilecek fiiller genel hatlarıyla belirtilmiştir. Peki, bu fiillerin yaptırımı nedir?


Öncelikle belirtmek gerekir ki; marka hakkına tecavüz niteliğindeki bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması ŞİKAYETE BAĞLIDIR ve suçu işleyen kişinin cezalandırılabilmesi için markanın Türkiye'de tescil edilmiş olması şarttır.


Kanunun 30. Maddesi:


(1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi BİR YILDAN ÜÇ YILA KADAR HAPİS VE YİRMİ BİN GÜNE KADAR ADLİ PARA CEZASI ile cezalandırılır.


(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, BİR YILDAN ÜÇ YILA KADAR HAPİS VE BEŞ BİN GÜNE KADAR ADLİ PARA CEZASI ile cezalandırılır.


(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi İKİ YILDAN DÖRT YILA KADAR HAPİS VE BEŞ BİN GÜNE KADAR ADLİ PARA CEZASI ile cezalandırılır. hükmünü amirdir.


Mezkur maddenin 7. Fıkrası uyarınca ise; marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında CEZAYA HÜKMOLUNMAZ.


Yukarıda, marka hakkına tecavüz eden kişi/ler hakkında uygulanan cezai müeyyideler belirtilmiş; fakat hakkına tecavüz edilen hak sahibinin de hukuken tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. Önemle belirtmek gerekir ki; bu haklar, ancak marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Marka sahibi, marka başvurusu bültende yayımlandıktan ve marka tescili ilan edildikten sonra gerçekleşen hak ihlalleri dolayısıyla TAZMİNAT DAVASI açabilir.


Bu yazımızla, marka hakkına tecavüz konusu temel hatlarıyla işlenmiştir. Marka hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için gerekli şartların vücut bulması gerekmekte olup mevzuatta öngörülen usullere ve sürelere riayet edilmediği takdirde hakkın kullanılması konusunda güçlüklerle karşılaşılabilir. Telafisi mümkün olmayan zararlara uğramamanız adına profesyonel destek almanız tavsiye olunur.


Sağlıklı Günler Dileriz!



16 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör